reklam

reklam

Asaf Sarraf etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Asaf Sarraf etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30/07/2025

VAR MIDIR?

“ Var mıdır?

Gökyüzünde şeytana aşık bir melek

Denizin üzerinde el ele tutuşanlar


Var mıdır?

Karanlıkta çığlığıyla susan deli

Hücre deliğinden, göz göze bakışanlar


Var mıdır?

Şamdandaki mumu söndüren gözyaşı

Aşkıyla tek gece, rüyada buluşanlar


Var mıdır?

Anne mektubuna düşen bir damla kan

Zindan fareleriyle, mutlu yaşayanlar


Var mıdır?

Örümcek ağlı aynada gözüken bir ruh

Köhne odalarda, eşyayla konuşanlar


Var mıdır?

Billur gözlü güzelin, ölüsüne konan kuş

Darağacını görünce sevincinden koşanlar


Var mıdır?

Hayatı yeniden yazacak bir kalem

Sonundan habersiz, kaderine yapışanlar


Var mıdır?

Ey! Bilinmeyenleri bilen meçhul, söyle!

Ölümü bekleyip, ahirette kavuşanlar”


16/07/2025

SARHOŞ

 “Beyhude geçti gençliğim benim

Meyhanede bitti sayısız gecelerim

Bardaklara aktı hep hayallerim

Geride kalan bana, sarhoşluk oldu

Avare gezdim şişeler arasında

Huzuru aradım meyhane kapısında

Donup kaldım gerçeğin karşısında

Eridikçe damlayan, gözyaşım oldu

Biçare yapıştım kadehin dibine

Ümidimi kattım mezemin içine

Geleceğimi yedim leblebi niyetine

Çıkardığım bir avuç kusmuğum oldu

Daldım şarabın geniş havuzuna

Kapıldım viskinin derin dalgasına

Takıldım rakının yeni oltasına

Çırpındıkça verdiğim, yüreğim oldu

Kızdım, bu aşka düşüren kadere

Attım elimdeki şişeyi azgın denize

Haykırdım gökteki yıldızlara boş yere

Pişmanlığım tövbe değil günahım oldu

Kaçtım kovaladıkça beni iyilikler

Durdum aniden döndü felekler

Kurtarır diye uzattığım şu kuru eller

Boş kalınca yıkılan, hayalim oldu

Yalvardım benliğe, beni bıraksın diye

Sığdırdım nefsimi bir küçük şişeye

Tıpa yapıp dilimi, kilit vurdum kalbime

Patlayan sonunda, sadece beynim oldu

Sayısını bilemedim içtiğim illetlerin

Hesabını tutamadım çektiğim zilletlerin

Yeni bir hayat için verdiğim zahmetlerin

Sonu hüsranmış meğer, hepsi yalan oldu

Dayan! Ey Sarhoş! Çıksa da bu canın

Ayılacaksın birgün, hele gelsin o ânın

Hepsi zarar çıkan yaptığım bu hesabın

Tek kârı diye sevindiğim, son nefes oldu”


02/07/2025

GÜNLER

“ Sabahları doğdum , akşamları öldüm

Her gün benimle, oynadınız günler


İyiniz gelecek diye kötünüze katlandım

Gün gün beni aldattınız günler


Dününüzü unutup yarınınızı bekledim

Eskinizi aratıp, ağlattınız günler


Bitsin diye gözyaşımı size içirdim

Doymayıp bir daha akıttınız günler


Hayallerimi size tek tek dağıttım

Birini bile bana, vermediniz günler


Birinizde vardır diye mutluluğu aradım

Beyhude beklemişim hepinizi günler 


Hanginizde diye ararken, bir ömür boyu

Aşkımı son günüme, sakladınız günler”


18/06/2025

GECE

“Gece

İki hece

Gönlümce

Güzelce

Sevince…

Olmadı

 

Yeniden

Zevkinden

Fikir’den

Sözünden

Hüzünden...

Yine olmadı

 

Ya zevkinden

Ya fikrinden

Ya sevginden

Ya ömründen

Vermedikçe

Yaşanmaz…Gece… “


04/06/2025

BOŞLUK

“ Adam yok..Makam çok!

Çok büyük bir boşluk var

Doldu demekle dolmuyor

‘Büyük’ var ama boşlukta var


Düşünen çok deliren yok!

Çok büyük bir boşluk var

Şüphe hiçbir yere sığmıyor

‘Akıl’ var ama boşlukta var


Münevver yok kitap çok!

Çok büyük bir boşluk var

Nesiller cehle doymuyor

‘İlim’ var ama boşlukta var


Sanatkar çok sanat yok!

Çok büyük bir boşluk var

Fikir sahnede can çekişiyor

‘Ruh’ var ama boşlukta var


Adanan yok aldatan çok!

Çok büyük bir boşluk var

Var demekle var olmuyor

‘İman’ var ama boşlukta var


Kalabalık çok meydan yok!

Çok büyük bir boşluk var

Kimse taşı gediğine koymuyor

‘Dava’ var ama boşlukta var


Hisseden yok yaşayan çok

Çok büyük bir boşluk var

Kazandım diyen kaybediyor

‘Hayat’ var ama boşlukta var


Mecnun çok Leyla yok

Çok büyük bir boşluk var

Gönüller hicran doluyor

‘Aşk’ var ama boşlukta var


Giden çok, geri dönen yok

Çok büyük bir boşluk var

Gel bu bahisi kapatalım

‘Ölüm’ var ama boşlukta var” 


Asaf Sarraf

21/05/2025

BİLEMEDİM

“Bülbülün sevdası kafeseymiş meğer

Zindanmış ona gökyüzü, bilemedim


Mazlumun hülyası zalimeymiş meğer

Zulümmüş zincirini kırmak, bilemedim


Mecnunun leylası çölde değilmiş meğer

Rüyasıymış aşk bir gecelik, bilemedim


Hayallerimin düşmanı nefsimmiş meğer

Günahını almışım kaderimin, bilemedim


Vuslatta akan gözyaşı, sahteymiş meğer

Bedeli aldanmakmış, sevginin, bilemedim


Hayatın kendisi bir hayalmiş meğer

Bir sabah uyanmakmış ölüm, bilemedim


Malum olan hakikat meçhulmüş meğer

Onu aramamaktaymış huzur, bilemedim


Varlık yokluk, âlem, hepsi bir hiçmiş meğer

Sonsuzlukta kaybolmakmış sonum, bilemedim”


Asaf Sarraf

07/05/2025

ANLA

 “ Dizildi yine cesetler, birbirine yapışmadan

Bağlandı yine eller, tek bir putu kırmadan

 

Eğildi yine beller, dava yükünü taşımadan

Söylendi yine sözler, vakvaklara bulaşmadan

 

Okundu yine metinler, mana anlaşılmadan

Kör oldu yine gözler, güneşe yaklaşmadan

 

Atıldı yine fesler,kurtuluşa yanaşmadan

Verildi yine nefesler, gerçeğe ulaşmadan

 

Yazıldı yine kitaplar, harflere dokunmadan

 Yırtıldı yine sayfalar,yazıları okunmadan

                

                                     Aktı yine yaşlar, bir kalbe damlamadan

Alındı yine ah’lar mazlumlara bakmadan

 

Çekildi yine yuh’lar zalimleri kırmadan

Yenildi yine ruhlar, nefisle savaşmadan

 

Döndü yine başlar, Hak yolunu bulmadan

Biter yine başlar, okursan anlamadan “

Asaf Sarraf

09/04/2025

YANSIMALAR






YANSIMALAR

 1)  Dilimizde tüy bitti anlattık anlatmaya çalıştık izah ettik açıkladık. Arkadaş şöyle şöyle olursa böyle böyle olur dedik. Anlatamadık. Herhangi bir dünyalık menfaat beklemeksizin "Bizim için mükafat anlaşılmaktır" düşüncesiyle bıkmadan usanmadan söyleyip durduk. Tepindik hopladık zıpladık avazımız göğe çıktı gökten aksi seda yapıp geri geldi. Dinletemedik. Şu hakikati bir türlü belletemedik: İnsan olamayan müslüman olamaz..Önce iyi insan olacaksın ki müslümanlığının inandığın değerlerin diğer insanlar nezdinde değeri kıymeti etkisi önemi olsun. Önce İyi koca iyi eş iyi anne iyi baba iyi usta iyi öğretmen iyi kasap iyi bakkal iyi sporcu iyi esnaf iyi vesaire  olacaksın ki müslümanlığının kıymeti harbiyesi  olsun. İnsanlar sana özensin seni örnek alsın. Kötü kaba sert şiddete meyilli, hanımına aile efradına şiddet gösteriyor tahammülsüz hoşgörüsüz tekfirci, kaba softa ham yobaz, gurur kibir abidesi üstelikte habis ruhlu cimri amma bu zat namazlarını kaçırmıyor orucunu aksatmıyor sünnete uygun sakallı hanımı kızları aile efradı mesture..Haccına umresine defalarca gitmiş..Falan tarikata mensup falanca zata müntesipli. Hımm.. Ben böyle birini sokakta görsem yolumu değiştiririm..Peki sokakta görünce yolumu değiştirmeyeceğim halini hatırını sorup hürmet edeceğim müsaade ederse ellerini öpeceğim kimseler kimlerdir? Dinini gösterişten 'desinler'den riyadan uzak yaşamaya çalışan sevgi dolu, paylaşımcı, cömert, ailesi ve komşularına sevgisini gösteren hoşgörülü tahammüllü gönlü geniş güler yüzlü 'Kâl ile değil Hâl ile' konuşan tarikat terbiyesini enaniyet ve kibrini yenmek için almış,İlmi ve fikri arttıkça tevazulaşmış, mezhebini ve meşrebini dinleştirmemiş şeyhini efendisini putlaştırmamış, özgürlükten korkmayan imanından ve kendinden emin, bilakis özgürlüğün ,bizatihi hakikatin görülüp anlaşılması için lazım olduğuna inanan nüktedan hoş sohbet kimseler.Gel görki zaman ahir zaman..Böylelerinin sayısı çok azaldı.Onun için yolda yürümekte zorlaştı..Kalabalıklar arasında yanlızlaşıyoruz..Allah sonumuzu hayretsin..

2) Eskiler ne güzel söylemişler: "Vusulsüzlüğümüz usulsüzlüğümüzdendir".Haksın hakikatsin gerçeksin doğrusun üstünsün güzelsin iyisin lakin üslubun metodun yolun yanlış eksik kötü çirkin kaba.O zaman sen bir hiçsin..Bağırdık çağırdık haykırdık..Böyle olmaz dedik..Şu gerçeği anlatamadık: Bu zamanın cihadı hizmeti İkna ve ispattır..Bıkmadan usanmadan anlatacaksın izah edeceksin açıklayacaksın ikna edeceksin.İnsanların zihninde oluşan şüpheleri ilim mantık ve muhakeme yolu ile izal ve imha edeceksin.İlmi ve fikri üslubu hiç bir zaman elden bırakmayacaksın.Şiddetle cebirle zorlamayla tahakkümle ezmekle belki geçici bir güç  kuvvet elde edersin lakin ahirin sonun berbat olur..En fazla zararıda inandığın ve savunduğun değerler görür.Sen gel zor meşakkatli fakat doğru olan yolu seç.Sabırla koruk üzüm olur..Merak etme bugün binbir meşakkatle attığın tohumlar yarın birer birer yeşerir..Ortalık gül olur gülistan olur..Sen "Tohum saç bitmezse toprak utansın!"..

3 ) Yapılan bir araştırmaya göre dünyada 2,2 milyar Hristiyan (yüzde 32), 1,6 milyar Müslüman (yüzde 23), 1 milyar Hindu (yüzde 15), 500 milyon Budist (yüzde 7) ve 14 milyon Yahudi (yüzde 0,2) yaşıyormuş. Bunlara ek olarak Afrika, Amerika, Asya ve Avustralya'da geleneksel dinlere inanan 400 milyon kişi (yüzde 6) varmış.58 milyon kişi (yüzde 1) ise Jainizm, Sihizm, Şintoizm, Taoizm, Tenrikyo ve Zerdüştlük gibi diğer dünya dinlerine inanıyormuş.Dinsiz ateist  yani herhangi bir dini gruba ait olmayanların sayısı ise 1,1 milyar (yüzde 16) imiş. Dinsizler, Hristiyanlar ve Müslümanların ardından en büyük üçüncü grubu oluşturuyormuş.Yani bir başka ifadeyle dünyadaki her yüz kişiden sadece 23'ü müslümanmış.Her nedense bu araştırma bana Üstad Necip Fazıl'ın yıllar önce 'Büyük Doğu' dergisinde dönemin Türk matbuat ve sanat çevrelerine yönelik yaptığı "Allah'a inananıyor musunuz?" anketini hatırlattı.O soruya 'Aydın' camiamızın kahir ekseriyeti  'Evet' demekle birlikte Zekeriya Sertel gibi bir kaç 'Okumuş yazmışımız' da 'Hayır' demişlerdi.Neyse biz esas mevzuumuza gelelim.Yukarıda rakamlarla gösterdiğim tablo karşısında iyimser mi olmak lazım yoksa kötümser mi olmak lazım? İslam dünyasının hali pürmelalini gördükçe maalesef iyimser olamayacağım..Dünyanın geride kalan yüzde 77'sinin  İslam dairesi içerisine girmeleri için örnek olacak bir islam ülkesi var mı?  Neden Suriyeli müslüman kardeşlerimiz 'İnsanca' yaşayabilmek için batıya göç ediyor bu uğurda ölümü denizlerde boğulmayı göze alıyorlar..Bunca ilim fikir imkan ile neden örnek olamıyoruz? Eksiğimiz kusurumuz kabahatimiz ne? Nerede yanlış yaptık ve hala yapmaya devam ediyoruz? Hep kusuru kabahati başkalarındamı arayacağız? Sorular sorular sorular..Neyse daha fazla sormaya devam etmeyeyim yoksa işin ucu bizede değecek...

4)  Türkiye'nin aklı başında fikri yerinde düşünen okuyan sorgulayan 'Türkiye'den dünyaya değil Dünya'dan Türkiye'ye bakabilen' mantık muhakeme ve analiz yeteneği olan vasıflı kültürlü insanlara ihtiyacı var.Peki böyleleri kendiliğinden mi yetişir yoksa esaslı ve sabırlı bir eğitimin mahsulümüdürler? Dünyanın her modern üstün çağdaş güçlü medeni özgür ülkelerinde büyük adamlar sistemli bir çalışmanın köklü bir eğitimin mahsulü olarak yetişirler.Bizde ise büyük adam olağanüstü şartların tesadüflerin eseridir.Büyük güçlü köklü medeni ülkelerde bir fikrin adamı değil nesli yetişir.O nesil toplumu ileri götürür geliştirir eğitir ve gelecek nesilleri geleceğe göre yetiştirir.Bizde ise bir fikrin nesli değil adamı yetiştiği için halk millet fikrin peşinden değil adamın peşinden gider.Onun için modernleşmemiz özgürleşmemiz kalkınmamız çağdaşlaşmamız tek adamlara bağlıdır.Nesil yetiştirmekle adam yetiştirmek arasındaki farkı anlamak mı istiyorsun? Bir ortadoğuya bir de batıya bak..Bir japon milleti ile birde bize bak..Gayet iyi anlarsın.
                                                                                                                

27/05/2016