reklam

reklam

20/04/2026

GÜLÜMSENMEYECEK NE VAR?

 GÜLÜMSENMEYECEK NE VAR?

 

Bu sabah yorgun ve bitkin uyandım. Evin, çocukların derdi yetmiyormuş gibi şimdi de işe gidecektim. Bir hışımla üzerini giydirmeye çalıştığım oğlum:

— Anne, başkalarının annelerini gülerken görüyorum. Sen de gülebiliyor musun? diye sordu.

Bir an duraksadım. Sonra:

— İnsanda , gülecek hâl mi bırakıyorsunuz? dedim.

Çocukları servise bıraktıktan sonra aceleyle acil servisin önünde bir sigara yaktım. Derin bir nefes çektim. Huzursuzlukla dolan hücrelerimin her birini, her nefeste sigara dumanıyla dolduruyordum. Hayatın telaşı, zorlanan nefesimle birlikte biraz olsun durağanlaşıyordu.

Bu kısa, huzurlu molanın ardından çalıştığım ameliyathane odasına geçtim. İlaçları ve ekipmanı hızla hazırladım. İlk hastayı beklerken, tatil mekânlarında gününü gün eden arkadaşlarımın paylaşımlarına göz atıyordum. Benden eksiği de fazlası da olmayanlar, hayatlarını dolu dolu yaşıyorlardı.

İlk hastam, sedyenin üzerinde, yüzünde kocaman bir gülümsemeyle içeri alındı. Gıcık oluyordum böyle tiplere. Sanki onu değil de beni keseceklerdi birazdan. Şu hayatın içinde bu kadar memnun olacak ne vardı? Yoksa bir tek ben mi göremiyordum?

Benimle gereksiz sohbete girmesin diye hızla işime koyuldum. Yüzüne bile bakmadan hazırlıklarımı tamamladım. Uyutmaya başlayacağım sırada:

— Tebessüm etmen senin için sadakadır, dedi.

Neydi bu şimdi? Herkes bugün benim gülmeme mi takmıştı? Gülmüyorsam suç benim miydi? Ne için, kime tebessüm edecektim?

Arkada radyoda bir şarkı çalıyordu:
“Bir küçük tebessüm yeter bana
Çok sevme, beni güzel sev.”

O günü ve gecesini bunları düşünerek geçirdim. Hep “Gülümseyecek ne var?” diye düşünürdüm. O gece ilk defa, “Gülümsemeyecek ne var?” diye sordum kendime.

Çocuğumun sözleri…
Hastanın fısıldadığı…
Kulağıma çalınan şarkının dizeleri…



Aynanın karşısında zorla gülümsemeye çalıştım; hiç yakışmıyordu sanki.

Yapabilir miydim? Sabaha gerçekten bir gülümsemeyle uyanabilir miydim?

Sabahın ilk ışıklarıyla uyandım ve uzun süredir ilk defa bu kadar dinç hissediyordum kendimi. Koca bir tebessümle, oğlumun başında onun uyanmasını beklemeye koyuldum.

AYŞEGÜL KARKIN

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder