reklam

reklam

24/11/2025

DÖNGÜLERİN ÖTESİNDEKİ HAKİKAT

 

İnsan bir döngü içinde yaşar: güneş–ay, yaz–kış, gece–gündüz, doğum–ölüm… Bu döngüler arasında araştırmaya ve arayışa devam eden insan, ışığın doğasını anlamak için çalışmalar yapmış. Işığın bazen dalga, bazen parçacık gibi davrandığı görü

lmüş; bu durum “dalga–parçacık ikiliği” olarak tanımlanır.

Bilim insanlarının incelediği önemli deneylerden biri, gözlem ve ölçümün ışığın davranışını nasıl etkilediğini gösteren kuantum deneyleridir. Bu deneylerde ışığın fotonları, ölçüm yapıldığında parçacık, ölçüm yapılmadığında ise dalga deseni oluşturur. “Gecikmeli seçim” olarak bilinen deneyde ise fotonun davranışının, ölçümün ne zaman yapıldığına bağlı olarak şekillendiği görülür. Bu, bilimsel olarak fotonların “geçmişi değiştirmesi” anlamına gelmez; ancak evrenin en küçük ölçeklerde, insanın yaptığı seçime duyarlıymış gibi bir davranış sergilediği fark edilir. Ali İmran 29. Ayetten habersiz olarak deneyi inceleyen araştırmacılardan biri bu nedenle, “Evren, biz karar vermeden önce kararımızı biliyor gibi.” Demiştir. Ayette ise şöyle buyrulur: “De ki: İçinizdekini gizleseniz de açığa vursanız da Allah onu bilir. Allah’ın her şeye gücü yeter.” (Ali İmran, 29)

İnsan her gün ayağı taşa, gözü bir dala, kalbi bir duyguya takılır; Yaratan’dan bir mesaj vardır, tefekkürün kapısını aralar. Bu kapının eşiğinden geçen özgürleşir. Hayatının döngüsünde tıkanan insan ise “Kaderim buymuş, ne yapsam talihim değişmiyor.” Kalıbına hapseder kendini. Oysa şarkıda dediği gibi: “Kader diyemezsin, sen kendin ettin.”

Belki de Rabbin, seçimlerinle şekillenen bugünün üzerinden sana bir mesaj veriyordur. Yönünü ve niyetini gözden geçir; izleri, işaretleri al. Dönüşünü O’na yaptığında, hem geçmişin hem bugün için yeni ve tertemiz bir sayfanın kapısı aralanıyor olabilir mi?

Âlim ve Afüv olan Allah’a hamd olsun.

AYŞEGÜL KARKIN

(24.11.2025)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder