reklam

reklam

03/04/2026

Göğe Çevrilen Baş


 




Göğe Çevrilen

Göğe kaldırılan her baş, aslında kaybettiği yönü arar.

Kâinat üzerinde hangi varlık yola revan olsa başını gökyüzüne çevirir. Hayatın içinde canlılığını idrak eden mahlûkat ve insan, yönünü ararken gözünü semaya diker; yıldızlardan, ışıktan ve sonsuzluktan iz sürer.

Vakti gelen göçmen kuşlar, çıktığı yuvaya dönecek böcekler yönünü bulmak için göğe bakar. Ayçiçekleri, ağaçların yaprakları, yoncalar ve daha niceleri bereketlenmek için yüzünü yukarı çevirir. Çünkü yukarıda yalnızca gök değil, aynı zamanda bir yön vardır.

İnsan da böyledir. Çölde yolunu kaybetse,bir dertle bunalsa ya da zihninde yeni bir fikir filizlense farkında olmadan başını göğe kaldırır. Sanki kalbi, yolunu unuttuğu anlarda gözlerine sessizce istikamet öğretir.

Nitekim mahlûkatın ve insanın bu yönelişinin beyhude olmadığını Rabbimiz ayetinde apaçık bildirir.

“Biz senin yüzünü göğe doğru çevirmekte olduğunu elbette görüyoruz. Artık seni hoşnut olacağın kıbleye çevireceğiz. Hemen yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir. Siz de nerede olursanız olun yüzlerinizi o tarafa çevirin.

— Kur'an-ı Kerim, Bakara 2:14

Bu ayetin kendisi ve nüzul sebebi birlikte düşünüldüğünde derin bir hakikat belirir. Habibullah’ın yüzünü döndüğü yerden duyduğu sıkıntıyı bilen Rabbi, göğe yönelen o mübarek bakışı karşılıksız bırakmamıştır. Çünkü göğe kalkan her bakış, aslında sahibinin kalbinden yükselen bir arayıştır.

Bu çağrıya kulak vermeli insan. Zira bu, aklının huzur bulamadığı yollardan dönüp hakikatin kapısını yeniden bulabileceğinin açık bir işaretidir.

Bazen her şey yolunda gibidir; fakat insanın içini sessizce kemiren bir şey vardır. İşte o şey, bilip de unuttuğun hakikatin kendisidir.

Peki bugün bu ayet bana ne söyler?

Yönü karanlığa dönmüş, yürüdüğü yolda huzur bulamayan, ararken yorulan, filizlenmiş ama boy verememiş beşer....Başını neden göğe çevirdiğini bilirim. Seni daraltan sahte kıbleleri bırak. Çünkü insan, yüzünü hakikate döndürdüğü gün gerçekten yolunu bulur.

Hâdî ve Alim olan Allah’a hamd olsun.

 

                                               Ayşegül Karkın 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder